Aktuelles
  • Herzlich Willkommen im Balkanforum
    Sind Sie neu hier? Dann werden Sie Mitglied in unserer Community.
    Bitte hier registrieren

Nachrichten aus der Türkei

Diese Besatzungskiste ist doch Schnee von Gestern sind alle weg, die Deutschen dort sind heilfroh dass die Amis noch da sind weil ein Wirtschaftsfaktor. Deutschland ist mit wenig Rohstoffen eines der reichsten Länder, es ist vollkommen absurd ihre Souveränität abzustreiten. Sieh dir doch diese albernen Reichsbürger an, peinlicher geht nicht, du willst doch wohl nicht so enden.
 
Die Amis, die Franzosen sowie die Britten sind in Deutschland. Also alle Siegermächte außer den Russen, denn die sind ohne einen Schuss abgezogen. Ramstein ist wohl die bekannteste Basis, von dort aus werden die Dronen einsetze im Nahen Osten geteuert. Und das wollen die Leute nicht. Ein souveränes Land ist nicht besetzt. Ein souveräner Staat hat keine fremden Truppen auf eigenem Boden. Ein souveräner Staat bezahlt nicht die Besatzungskosten.

Ihr plappert alles dem Mainstream nach und seid nicht bereit für eine neue Denkweise.
 
Damit ist auch die letzte Bastion der Pressefreiheit niedergeschlagen.

[h=1]Cumhuriyet Vakfı’ndan açıklama[/h] 7 Eylül 2018 tarihinde seçilen yeni Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu aşağıdaki açıklamayı yapmıştır.


İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Cumhuriyet Vakfı'nın 18.02.2014 tarihinde yaptığı seçimleri iptal etmiş ve bu seçimleri hukuken batıl yani yok hükmünde saymıştır. Mahkemenin 02.05.2017 tarihinde verdiği bu karar önce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne götürülerek itiraz edilmiş, bölge adliye mahkemesinin yerel mahkemenin kararını onaması üzerine önceki vakıf yöneticileri kararı Yargıtay'a götürmüştür.

Yargıtay 8. Dairesi konuyu incelemiş, İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin iptal kararını 03.08.2018 tarih ve 2018-9860 esas 2018-14781 sayılı kararı ile onamıştır. Yargıtay'ın bu kararına uyularak 7 Eylül 2018 tarihinde yapılan seçimlerde oluşan yeni Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu şu unsunları kamuoyu ile paylaşır: Cumhuriyet gazetesi ulu önder ATATÜRK’ün yönlendirmesi ve arzusu ile 7 Mayıs 1924 tarihinde ATATÜRK’ün Kuvayi Milliye arkadaşı Yunus Nadi tarafından kurulmuştur. Cumhuriyet gazetesi 94 yıllık onurlu bir geçmişe sahiptir. Cumhuriyet gazetesi, Cumhuriyet Vakfı tarafından yönetilir. Cumhuriyet Vakfı 1993 yılında kurulmuştur ve gazetenin adı vakfın mal varlığıdır. Bu nedenle Cumhuriyet adı sadece Cumhuriyet Vakfı 'na aittir, kimse kullanamaz. Vakıf Yönetim Kurulu gazeteyi yönetirken, Cumhuriyet Vakfı Resmi Senedi’nin koyduğu temel ilkelere kesin olarak uymak zorundadır.

Cumhuriyet Vakfı Senedi’nin başlangıç bölümü gazetenin yayın ilkelerini, yayın politikasını tartışmaya yer vermeyecek bir biçimde açıkça belirtmiştir ve bu ilkelerden sapılamaz. Cumhuriyet Vakfı'nın bu ilkeleri ise şunlardır:

1. Cumhuriyet gazetesi ne hükümet ne de parti gazetesidir.

2. Cumhuriyet gazetesi yalnız Cumhuriyetin bilimsel ve yaygın anlatımıyla demokrasinin savunucusudur. Hukukun üstünlüğü gazetenin yayın politikasının temelidir.

3. Gazete Cumhuriyet ve demokrasi fikir ve esaslarını yıkmaya çalışan her türlü kuvvete karşı mücadele edecek ve ülkemizde her anlamıyla gerçek bir demokrasi kurulması için bütün varlığı ile çalışacaktır.

4. Cumhuriyet gazetesi, ATATÜRK devrim ve ilkelerinin açtığı aydınlanma yolunda aklın bağnazlıktan, bilimin dinden bağımsızlaşması, laiklik ilkesinin toplumca benimsenmesi için çaba gösterecektir.

5. Cumhuriyet gazetesinin, “İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Bildirgesi”ni demokrasinin evrensel anayasası olarak benimser. Cumhuriyet gazetesi gerçek Cumhuriyet yönetimi esaslarına ancak ATATÜRK’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığı ve bölünmez bütünlüğü kapsamında ulaşılacağını temel ilke sayar.

6. Milli Mücadele sonunda kazanılan milli sınırlarımız tartışılamaz. Cumhuriyet gazetesi Milli Mücadele ile kazanılan bu milli sınırların yılmaz savunucusudur.

7. Onurlu kimliği, ilkeleri ve amaçları uzun bir süre içinde belirlenip toplumda kök salan Cumhuriyet gazetesini ATATÜRK ilkelerinden ödün vermeden yaşatmak Cumhuriyet Türkiyesi'ne, Türk toplumuna ve Cumhuriyet okurlarına çok önemli bir ödev niteliğine dönüşmüştür.

Yeni seçilen Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu bu temel ilkelerin bilincinde gazeteye ismini veren Gazi MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’e, gazeteyi kuran Kuvayı Milliyeci YUNUS NADİ’ye, gazeteyi kurumsallaştıran NADİR NADİ ve İLHAN SELÇUK’a, vakfımızı kuran NADİR NADİ’nin eşi BERİN NADİ’ye sadık kalacaktır.

Bir süredir eksikliğini gördüğümüz ATATÜRK ve onun temel ilkeleri Cumhuriyet gazetesine kesin olarak geriye dönmüş bulunuyor. Cumhuriyet gazetesi bir dava gazetesidir. Bu davanın temel ilkeleri Vakıf Senedi’nde tespit edilmiştir ve yukarıda tekrarlanmıştır.

Yeni yönetim kurulu işte bu ilkelerden hiçbir biçimde ödün vermeden gazetenin yayın yaşamını sürdürecektir. Yinelemekte yarar görüyoruz: Gazetenin temel politikası ATATÜRK’ün aydınlanma devrimleridir. Antiemperyalist bağımsızlık savaşının temel ilkelerine bağlılıktır. Gazetenin temel çizgisi NADİR NADİ, İLHAN SELÇUK, UĞUR MUMCU çizgisidir. Gazetenin sadık okuyucusunun arzuladığı temel yayın çizgisine bugünden itibaren dönülmüştür. Gazetenin asıl sahibi onu 94 yıldır yaşatan sadık okuyucusudur. Gazetenin patronu yoktur.

YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ

Cumhuriyet Vakfı ’nın yapılan toplantısında yeni yönetim kurulu belirlendi. Buna göre vakfın yeni yönetimi şöyle: Alev Coşkun (Başkan), Ali Sirmen (Başkan Yardımcısı), Kemal Işık Kansu (Genel Sekreter), İrfan Hüseyin Yıldız (Genel Sayman), İnan Kıraç (Üye), Şevket Tokuş (Üye), Şükran Soner (Üye), Mustafa Ali Balbay (Üye), İbrahim Yıldız (Üye), Av. Turan Karakaş (Üye), Prof. Dr. Tayfun Akgüner (Üye).

Toplantıda oluşan yeni yönetim kurulu daha sonra yeni Yayın Kurulu’nu belirledi. Yayın Kurulu da şu isimlerden oluştu: Alev Coşkun (Başkan), Ali Sirmen (Başkan Yardımcısı), Aykut Küçükkaya, Prof. Dr. Emre Kongar, Şükran Soner, Kemal Işık Kansu, Orhan Bursalı, Mine Kırıkkanat, Miyase İlknur.




Cumhuriyet Vakf??ndan aç?klama - Cumhuriyet Türkiye Haberleri
 

Die Nazionaltürken, die hier alle Rechte und Freiheiten geniessen und die Einschränkungen für "ihre" Landsleute beklatschen und auch noch gefördert haben, juckt das sicher nicht, die dort in der Türkei davon betroffen sind schon. Das dir freiheitsberaubende Zustände gefallen wundert mich nicht.
 
Zurück
Oben