Aktuelles
  • Herzlich Willkommen im Balkanforum
    Sind Sie neu hier? Dann werden Sie Mitglied in unserer Community.
    Bitte hier registrieren

[Türk Silahlı Kuvvetleri] - Turkish Armed Forces - Türkische Streitkräfte

[h=1]Türkei eröffnet erstes Satelliten-Testzentrum[/h] Deutsch Türkische Nachrichten | 22.05.15, 17:09
Die Türkei hat am Donnerstag sein erstes Satelliten-Montage und Test-Center eröffnet. Die Anlage befindet sich in Kazan, nordwestlich der Hauptstadt Ankara. Bislang hat das Land drei Kommunikationssatelliten im Orbit. Doch schon 2020 sollen es bereits 16 sein.


Auf der neuen Anlage sollen sich die Experten nun mit dem Gokturk-1 Satellit beschäftigen. Der zivile und militärische Beobachtungssatellit soll im November gestartet werden, so die Turkish Aerospace Industries (TAI).
Das Zentrum wurde vom Verteidigungsministerium und Telekommunikationsunternehmen Turksat finanziert. Betrieben wird es von TAI. Es ist Teil der türkischen Bemühungen, in die internationale Raumfahrtindustrie vorzustoßen. Das rund 3.800 Quadratmeter große Komplex ist in der Nähe eines Militärflugplatz gelegen. Die vorhandenen Kapazitäten reichen aus, Satelliten zu testen, bis zu fünf Tonnen schwer seien, berichtet die türkische Nachrichtenagentur Anadolu. Durchgeführt werden sollen hier unter anderem Vibrationstests, Akustiktests und der Einsatz vo Solaranlagen. Auch die Produktion des ersten nativen türkischen Satelliten Turksat 6A, ein derzeit im Bau befindlicher türkischer Kommunikationssatellit, werde hier stattfinden.
Der Türksat-Vorsitzende Ensar Gul zeigte sich bereits Ende 2014 optimistisch, dass die Türkei binnen der kommenden fünf Jahre zu denjenigen Ländern gehören werde, die ihre eigenen Satelliten herstellten.
Die Türkei hat bereits drei Kommunikationssatelliten im Orbit. Insgesmat besitzt man fünf Satelliten. Bislang wurde auf diesem Gebiet allerdings auf Kooperationen gesetzt. Nach der Türksat-I,-II und-III-Serie, die in den 1990er und 2000er Jahren ins Leben gerufen wurden, unterzeichnete Türksat einen Vertrag mit Mitsubishi für die TÜRKSAT-IV-Serie Kommunikationssatelliten, von denen der erste bereits Anfang 2014 in Umlaufbahn gebracht wurde. Dass die Türksat auch Ambitionen hat, seinen eigenen Satelliten zu entwickeln und zu bauen, ist bereits seit längerem bekannt.
Die Türkei setzt auf Satelliten-Aufträge von ausländischen Kunden. Doch das abschließen von Verträgen könnte auf dem hart umkämpften internationalen Markt alles andere als einfach werden. Die Tüsaş, die Turkish Aerospace Industries (TAI), wird die türkischen Satelliten entwickeln. Doch darüber hinaus ist man ein völliger Newcomer in diesem Geschäft. Dass die TAI ihre Produkte zu wettbewerbsfähigen Preisen anbieten kann, wird in Industriekreisen bezweifelt.
Die Türkei plant bis zum Jahr 2020 16 Satelliten in die Umlaufbahn zu bringen, die türkische Zeitung Hürriyet. Das Volumen beläuft sich auf rund zwei Milliarden US-Dollar.

Türkische Pläne für die Erkundung des Weltalls gibt es bereits seit mehr als zehn Jahren. Schon 2001 verkündete die Regierung, schon „bald“ eine nationale Raumfahrtbehörde ins Leben zu rufen. Doch erst am 1. Oktober 2014, ganze 13 Jahre später, erklärte ein Kabinettsmitglied, dass der Gesetzesentwurf für die TSA kurz vor der Fertigstellung se

Türkei eröffnet erstes Satelliten-Testzentrum | DEUTSCH TÜRKISCHE NACHRICHTEN
 
Bu ihalenin uzun sürmenin sebebí anlasiliyor



https://www.youtube.com/watch?v=Nn-z5FyHg-g

- - - Aktualisiert - - -

Dikkat edin bu reportaj 2012 basinda


https://www.youtube.com/watch?v=vj1yhjCe_vM



TÜBİTAK: Hedefimiz 2 bin 500 kilometre menzilli füze yapmak






TÜBİTAK Başkanı Prof. Yücel Altınbaşak, 2 bin 500 kilometrelik füze hedefine iki yıl içinde ulaşmak istediklerini söyle




Altınbaşak, “500 kilometre menzilli füzeyi TSK’ya teslim ettik. Bu yıl da bin 500 kilometre menzilli füzeyi tamamlamak niyetindeyiz” dedi. Altınbaşak, temel amaçlarının Türkiye’den Google, Microsoft, Facebook gibi girişimcilik ürünleri çıkarmak olduğunu vurguladı. Altınbaşak, şunları söyledi:
Mayını yeraltında bulan araç
TÜBİTAK’ta 300’den fazla proje var. Hedef odaklı bir yaklaşım ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ilk iki aşamasında 100 bin TL verdiği 400 proje arasından seçeceğimiz projelere 500 bin TL hibe vereceğiz. Üç değişik yöntemin birleştirilmesi ile yeraltı mayınları tespit edebilecek, duvarın arkasındaki bir odadan görüntü alabilecek bir teknoloji geliştirdik. Türkiye’nin dünya ile yarışabileceği bu teknoloji de bir hafta önce TSK’ya teslim edildi.
2500 kilometre menzilli füze
Son Teknoloji Yüksek Kurulu toplantısında 8 karar alındı. 9. karar da Başbakanımız Tayyip Erdoğan’ın isteği doğrultusunda alındı. Hedefimiz, karadan ve havadan atılabilen füzenin menzilini, 2 bin 500 kilometreye çıkarmak. 500 kilometre menzilli füze projesini tamamlayıp TSK’ya teslim ettik. 10 metre sapma ile hedefi vurması istenen füze testlerde 5 metre sapma ile hedefi imha edebildi. 2012 sonuna dek sözkonusu füzenin menzilini bin 500 kilometreye çıkarmak niyetindeyiz. 2 bin 500 kilometre menzilli füze de artık bizim için gerçekçi bir hedef.
 
Bu ihalenin uzun sürmenin sebebí anlasiliyor



https://www.youtube.com/watch?v=Nn-z5FyHg-g

- - - Aktualisiert - - -

Dikkat edin bu reportaj 2012 basinda


https://www.youtube.com/watch?v=vj1yhjCe_vM



TÜBİTAK: Hedefimiz 2 bin 500 kilometre menzilli füze yapmak






TÜBİTAK Başkanı Prof. Yücel Altınbaşak, 2 bin 500 kilometrelik füze hedefine iki yıl içinde ulaşmak istediklerini söyle




Altınbaşak, “500 kilometre menzilli füzeyi TSK’ya teslim ettik. Bu yıl da bin 500 kilometre menzilli füzeyi tamamlamak niyetindeyiz” dedi. Altınbaşak, temel amaçlarının Türkiye’den Google, Microsoft, Facebook gibi girişimcilik ürünleri çıkarmak olduğunu vurguladı. Altınbaşak, şunları söyledi:
Mayını yeraltında bulan araç
TÜBİTAK’ta 300’den fazla proje var. Hedef odaklı bir yaklaşım ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ilk iki aşamasında 100 bin TL verdiği 400 proje arasından seçeceğimiz projelere 500 bin TL hibe vereceğiz. Üç değişik yöntemin birleştirilmesi ile yeraltı mayınları tespit edebilecek, duvarın arkasındaki bir odadan görüntü alabilecek bir teknoloji geliştirdik. Türkiye’nin dünya ile yarışabileceği bu teknoloji de bir hafta önce TSK’ya teslim edildi.
2500 kilometre menzilli füze
Son Teknoloji Yüksek Kurulu toplantısında 8 karar alındı. 9. karar da Başbakanımız Tayyip Erdoğan’ın isteği doğrultusunda alındı. Hedefimiz, karadan ve havadan atılabilen füzenin menzilini, 2 bin 500 kilometreye çıkarmak. 500 kilometre menzilli füze projesini tamamlayıp TSK’ya teslim ettik. 10 metre sapma ile hedefi vurması istenen füze testlerde 5 metre sapma ile hedefi imha edebildi. 2012 sonuna dek sözkonusu füzenin menzilini bin 500 kilometreye çıkarmak niyetindeyiz. 2 bin 500 kilometre menzilli füze de artık bizim için gerçekçi bir hedef.

Wir haben jetzt das Jahr 2015 und es wurden gerade mal die 800 Kilometer erreicht, drei Jahre nach dem sie eigentlich die 2.500 Kilometer erreicht haben wollten.
 
Wir haben jetzt das Jahr 2015 und es wurden gerade mal die 800 Kilometer erreicht, drei Jahre nach dem sie eigentlich die 2.500 Kilometer erreicht haben wollten.

Bazı evde yaptın hesap Çarşıda uymuyor.

Yakıtsız uçak için destek bekliyor!

İzmir’de 40 yaşındaki Hasan Hüseyin Yeni, geliştirdiği radara yakalanmayan, güdümlü füzelerce vurulamayan, havada yakıtsız binlerce kilometre uçan uçağın da aralarında bulunduğu projeleri bulunduğunu öne sürerek, bunlar için destek istedi.




Projesini kendisine vatandaşlık veren ABD'de uygulamaya konabileceğini belirten Yeni, "Türk'üm ve Müslüman'ım. Bu nedenle öncelikle ülkeme hizmet etmek istiyorum" dedi.
Aslen Bergamalı olan Hasan Hüseyin Yeni, 2002 yılında, 'Yakıtsız Uçak Projesi' ile adından söz ettirdi. Ortaokul 2'nci sınıftan itibaren eğitime son veren Yeni'nin ulusal basında geniş yer bulan projesi, o dönemde olabilirliği üzerinde tereddütlere neden oldu. O dönemdeki tüm basın açıklamalarını Türk Hava Kuvvetleri'nde görevli istihbarat subaylarının istediğini öne süren Yeni, şöyle dedi:
"O dönemde orduda 'Korgeneral' rütbesi ile görev yapan E.K. başkanlığında Hava Lojistik Komutanlığı'nda 7.5 saat süren brifingle projemin olurluğu kabul edilmiş fakat bunu çok gizli anlaşmalar nedeniyle hayata geçirtmenin o anki koşullarla mümkün olamayacağı dile getirilmişti. Bu süreci aşmanın mantıklı yolu, bu projeyi kamuoyuyla basın aracılığı ile paylaşıp, ulusal bir kamuoyu desteği ile projemi hayata geçirtebilmenin önünü açmak istenmişti. Fakat istenilen amaca yaşanan ekonomik ve siyasi krizler nedeniyle ulaşılamadı. AK Parti'nin yaşadığı sıkıntılı süreçlerde buna eklenince ister istemez uzun bir bekleme dönemine girildi" dedi.
EĞİTİMİNİ TAMAMLADI
Bu süreçte yarım kalan eğitimine devam eden Yeni, Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü'nü 'Üstün Onur Belgeleri' ve 'Mezun Onur Belgesi'yle başarıyla tamamladı. Eğitimine devam ederken ABD'den davet aldığını aktaran Yeni, şöyle dedi:
"Belirli zaman periyotlarında bu ülkeye gidip, orada araştırmalarda bulundum. ABD Hükümeti vatandaşlık verdi. Şu an ABD kimliğim, sosyal güvenlik kartım ve bu ülkeden alınmış ehliyetim var. Aynı zamanda da sivil havacılıkta çok hafif hava araçları kategorisinde olan 'Microlight' hava aracının uçuş eğitimini aldım ve elimde 'Pilot Lisansım' bulunmaktadır. Yine Denizcilik Müsteşarlığı'nın açtığı eğitimlere katılıp 'yat kaptanı' oldum. 24 metreye kadar olan yat ve tekneleri kullanabilmekteyim. Kısaca bu duraklama dönemini hem uçak projem ve diğer bazı diğer projelerimin AR-GE'leri üzerinde çalışarak geçirdim. Şu an New York'ta ikinci üniversite eğitime başladım."
PROJENİN DETAYLARINI İLK KEZ PAYLAŞTI
1990 yılında azalan petrol yakıtlarına karşı alternatif olacak hava ile çalışan uçak motoru projesinin detaylarını ilk kez payşacağını belirten Yeni, şunları söyledi:
"Petrol ve türevleri ile çalışan uçaklar günümüz teknolojisine göre söylemek gerekirse jet motoru üzerinde bir türbin sistemi ile püskürtülen yakıtın basınç ve hava ile yanması sonucu oluşan bir sistemdir. Beni, hava ile çalışabilecek olan uçağımın şeması çok daha farklı. Havayı sıkıştırma özelliği ile 300 psi atmosferik basınç ile yüksek bir trans tepki oluşturarak ileri hareket enerjisi sağlayacak. Aynı zamanda kendi kendine enerji üretecek. Petrolle çalışan bütün hava araçları belli bir zaman ve belli bir mesafe gittikten sonra yakıtı bittiği için inip yakıt alma zorunda. Fakat benim projemde, uçak, hava yani atmosfer denilen stratosfer tabakası 40 bin ve 45 bin feet irtifa noktasında kullanıp hareket ettiği ve havayı kullanarak kendi kendine enerji ürettiği için binlerce kilometre ve kıtalar arası uçabilme özelliğine sahiptir. Aynı zamanda uçakların güdümlü füzeler gibi vurulma risklerine karşı en büyük sıkıntı noktası kullandığı yakıttır. Egzostan çıkan sıcak gazlar güdümlü füzelerin direk kilitlenme noktası oluşturarak uçağı imha ediyor. Projemedeki uçakta yakıt kullanılmadığı için bu risk de ortadan kalkıyor. Farklı bir dinamik yapı kullanmamdan dolayıda yakıtsız uçağım radarlara daha düşük eko sinyal gönderiyor. Bu da uçağın küçük bir kuş gibi yansıtıp, radarlara yakalanmama denilen 'jift teknolojisine' sahip olmasını sağlıyor. Özetle, radara yakalanmayan, güdümlü füzelerce vurulamayan, havada binlerce kilometre uçan muazzam bir uçak projesi. ABD, bu projemin bazı bölümlerini duyduktan sonra beni kendi vatandaşlığına aldı. İstesem bu projemi orada hayata geçirebilirim. Ancak, ben bir Türk'üm ve bir Müslümanım. Ülkeme hizmet etme inancı taşıyorum. Her ne kadar ABD şu an ikinci ülkem ise de ben kendi ülkeme hizmet etmek istiyorum."

[h=4]
hasannuseyin3.jpg

Aynı zamanda turist rehberliği yapan ve iki kişilik uçağı ile turist gezdirerek geçimini sağlayan Yeni, tamamladığı diğer projelerini ise şöyle sıraladı:
"AR-GE Projesi, Süper Beyin Gücü Projesi, Mermi Projesi, Cep Telefonunu Bombaya Çevirme Projesi, Mayın Hazine ve Arazi Tespit Cihazı Projesi, Hava ile Çalışan Tank ve Kara Taşıtı Projesi, Hava ile Uçan Füze Projesi, Güdümlü top Mermisi Projesi."
Hasan Hüseyin Yeni'nin bu projelerinin ayrıntıları şöyle:
* AR-GE PROJESİ: Çekirdek bir beyin gücünün öncülük ve başkanlığında kurulup projesi olan herkesin katılabileceği "Teknolojik Buluş - İcat, Tasarım, Üretim" ilkesinde faaliyet yapacak dev bir bilim laboratuvar merkezi. Laboratuvarda, devlet ve millet olma adına gereksinim taşıyan teknolojik ve askeri alanda başta olmak üzere her konuda tasarım yapılıp, üretilebilecek.
* SÜPER BEYİN GÜCÜ PROJESİ: AR-GE'de kendini en az 2 proje ile ispat etmiş üstün süper zeki beyinlerden müteşekkil çok özel yetkilerle çok gizli projelerin üretileceği süper beyin gücü projesi.
* MERMİ PROJESİ: Örnek bir G3 piyade tüfeğinin ya da 9mm bir tabancanın mermisinin dörtte biri oranında daha az barut kullanarak, silah üzerinde hiçbir modifikasyon yapmadan bir tankı delip geçebilen mermi projesi.
* CEP TELEFONUNU BOMBAYA ÇEVİRME PROJESİ: Tekli ya da çoklu cep telefonlarına (binlerce telefona aynı anda) gönderilecek bir sinyalle (özel frekansla) cep telefonunun pilini süre - zaman kontrollü patlatma (bombaya dönüştürme) projesi.
* MAYIN, HAZİNE VE ARAZİ TESPİT CİHAZI PROJESİ: Radar teknolojisini kullanarak özel bir donanımla yatay sinyal göndererek 2 km yatay açıda onlarca metre yeraltını, kapalı yer ve mekanları (bir bina) 3 boyutlu olarak anlık veri vererek görebilme projesidir. Dedektör gibi elle arazi ya da bölge üzerinde dolaşarak manuel tarama ile değil bir araba içerisinden bile sinyal göndererek yer altını ve yer üstünü görebilmek mümkündür. Örneğin bir binaya bakıldığında içeride kaç kişi var? Konumları nedir? Ceplerindeki paraların çap ve yarıçaplarını ölçerek özgül ağırlığından, ağırlığını bulmaya kadar hassas tespit etme cihaz projesi. Gizli hiç bir şey kalmamakta, yer altını ve yer üstünü 3 boyutlu olarak görebilmek mümkün olmaktadır.
* HAVA İLE ÇALIŞAN TANK, ARABA - KARA TAŞITI PROJESİ: Petrol ve türevi yakıt kullanmadan ikmalsiz sürekli çalışıp kullanılabilecek neredeyse sıfır maliyetle saatte 200 km'nin üzerinde hız yapabilecek yeni kara taşıtı projesi.
* HAVA İLE UÇAN FÜZE PROJESİ: Petrol ve türevi yakıt kullanmadan ses hızının 3 katı hızına çıkıp sınırsız menzile sahip yakıtsız füze projesi.
* GÜDÜMLÜ TOP MERMİSİ PROJESİ: Yüzlerce hatta binlerce km menzile sahip herkesçe bilinen top ve mermisi kategorisinde olup ama uydu güdüm kontrollü yeni top mermisi projesi.

Kaynak: Doğan
[/h]
 
.
Turkish Navy Outlines 2033 Vision (excerpt)

(Source Al Monitor; published May 21, 2015)

By Metin Gurcan

Turkey has embarked on an ambitious national shipbuilding plan whose first concrete result is the Ada class of large ASW corvettes (TNS Heybeliada, left), and will be gradually expanded to larger ships (TR military photo)
The most important event of the International Defense Industry Fair, organized in Istanbul May 5-8, was the signing of an agreement between Turkey’s Undersecretariat for Defense Industry (SSM) with Turkish Sedef and Spanish Navantia for construction of a $1.2 billion landing platform dock (LPD) that has emerged as the prestige project of the Turkish navy.

This project has become the most expensive defense project to be attempted in Turkey.

The LPD is planned to be delivered to the Turkish navy in 2021. Mujdat Uludag, the director of the Naval Vessels Department of the SSM, said, "Our naval command will deploy the LPD that will be constructed in Turkey in operational areas of the Aegean, Black Sea and Mediterranean and when necessary in the Indian Ocean and the Atlantic.”

This ship is designed to accommodate 1,450 persons and could sail for 50 days without resupply at 22-knot speed. The LPD, when needed, will be used for natural disaster relief with its fully equipped 34-bed hospital. The LPD, which will displace 27,436 tons fully laden with a length of 231 meters (757 feet), is the biggest naval platform of the Turkish navy. At the request of the navy command, a ski jump will installed on the LPD. This will enable Turkey to acquire 15 F-35B (short takeoff, vertical landing) aircraft as part of 100 F-35s it plans to purchase.

Although Turkish news media has been describing the LPD as an aircraft carrier, experts say it will have facilities and capabilities beyond those of a carrier. Expert Devrim Yaylali, who knows the Turkish navy well, told Al-Monitor that this platform, although it will not carry as many planes as a regular aircraft carrier, will nevertheless have its own fighter plane component.

But, distinct from a carrier, it will be able to deploy combat troops, their weapons, ammunition, main battle tanks and other vehicles to crisis zones and will take part in landing operations with the landing ships it will carry in its pool.

Yaylali said, "This capability will boost force redeployment capability of the Turkish navy phenomenally." Yaylali also noted that there could well be other uses of the platform in areas of Turkey’s interests.

"In addition to its military uses, this ship will be useful in operations other than war. For example, in 2011 when the civil war broke out in Libya, scores of civilian and military vessels were mobilized to evacuate more than 20,000 Turks working in that country and these vessels had to make many risky trips. If we had had a platform vessel we could have evacuated our citizens faster with fewer trips and with less exposure to risks.

“Moreover, the armed helicopters or combat aircraft based on the LPD could have provided protection to the evacuees from the air. Or, in 2004, when Turkey decided to send assistance to Indonesia after the Aceh tsunami, we could have sent more relief supplies and delivered them to the victims from the air and the sea. The medical facilities of the LPD could have provided essential medical assistance to suffering civilians.”

From Yaylali’s remarks, it seems that the capabilities offered by the LPD will make it an important instrument of foreign policy that will accentuate Turkey’s soft power beyond its military prowess.

The project is supported enthusiastically not only by the Turkish navy but also by President Recep Tayyip Erdogan and other Justice and Development Party (AKP) politicians. There are actually rumors that the ceremony to sign the agreement for the LPD was hastily moved up to this year's defense industry fair under pressure from Erdogan. In short, the project has become a prominent prestige military-security project for the Turkish navy and an internal and external foreign policy tool for AKP leaders. (end of excerpt)
Turkish Navy Outlines 2033 Vision (excerpt)

die unterschriften wurden diesen monat gesetzt zwischen dem turkischen schiffbauunternehmen sedef und der spanischen navantia zum baum des lpd schiffes (landing platform dock) fur die turkische marine..

neben kampfhubschraubern kann das lpd auch ca 15 f-35 b kampfjets mit transportieren, damit wuerde sich die reichweite und einsatzmoglichkeiten der turkischen marine enorm erweitern..


hier ein model vom turkischen lpd

LPD_zpsr8aqmmmf.jpg
 
Wir haben jetzt das Jahr 2015 und es wurden gerade mal die 800 Kilometer erreicht, drei Jahre nach dem sie eigentlich die 2.500 Kilometer erreicht haben wollten.


Warum? Das letzte Hindernis wurde bereits überwunden.


[h=1]İlk yerli füze yakıtını ürettik[/h]




348402.jpg

[h=2]Sadece birkaç gelişmiş ülke üretiyordu artık Türkiye de üretecek. Bugüne kadar ithal ediyorduk artık bitecek.[/h]




TUBİTAK şimdiye kadar ithal edilen füze yakıtını ilk kez yerli imkânlarla üretti. Füze yakıtının dünyada sadece birkaç gelişmiş ülke tarafından üretildiğini açıklayan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, “Stratejik bir ürün olan füze yakıtı kolay temin edilemiyor. Satan ülkeler bazı şartlar ve kısıtlar koyabiliyor. Bu nedenle füze yakıtını yerli olarak üretmemiz çok önemli” dedi.Yakıt, savunma sanayisinin de kullanımına sunulacak.
2 YILLIK ÇALIŞMA
Milliyet’in haberine göre füze yakıtı, TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü (UME) araştırmacılarının 2 yıllık çalışması sonucu geliştirildi ve enstitünün altyapı imkanları kullanılarak mini pilot tesiste üretilmeye başlandı. Özel reaktörlerde bir dizi kimyasal reaksiyon ile üretilen füze yakıtı, kalite açısından da sınıfı geçerek uluslararası standartlara uygunluk sertifikası aldı.
Şimdiye kadar ithal edilen füze yakıtının yurtdışındanastronomik fiyatlarla temin edildiğini açıklayan Bakan Ergünşunları söyledi: “Fiyattan daha önemlisi istediğiniz an ürünün temin edilememesi. Bu ürünü belli başlı gelişmiş ülkeler üretiyor ve satıyor, doğal olarak da bu ülkeler bazı şartlar ve kısıtlar koyabiliyor. Bu nedenle füze yakıtını stratejik bir ürün olarak gördüğümüz için, biz bu ürünü yerli olarak geliştirmeyi ve üretmeyi başardık.”
GÜNDE 100 LİTRE
Geliştirilen füze yakıtının dünyada üretilen en iyi füze yakıtlarından birisi olduğunu açıklayan Bakan Ergün, yakıtın yüksek itme gücüne sahip olduğunu söyledi. Yakıtın yeni geliştirilecek tüm turbojet motorlu füzeler için uygun olduğunu kaydeden Ergün, bu tür stratejik ürünlerle savunma sanayisinde dışa bağımlılığın azalacağına dikkat çekti. TÜBİTAK UME’de kurulan mini füze yakıt tesisinin günlük 10 litrelik kapasiteye sahip olduğunu belirten Ergün, “Şu anda ön üretimi tamamlanan yakıtın seri üretimi için gerekli altyapı hazırlıkları yapıldı. Kurulacak olan yeni tesisteüretim kapasitesi günlük 100 litreye kadar çıkabilecek” dedi.


PS: Unsere Militärs halten sich mit Infos über kritischem Inventar, was Unruhe auslösen könnte, gerne bedeckt.
 
Sie haben keine Berechtigung Anhänge anzusehen. Anhänge sind ausgeblendet.


Sie haben keine Berechtigung Anhänge anzusehen. Anhänge sind ausgeblendet.


Sie haben keine Berechtigung Anhänge anzusehen. Anhänge sind ausgeblendet.


Sie haben keine Berechtigung Anhänge anzusehen. Anhänge sind ausgeblendet.


Sie haben keine Berechtigung Anhänge anzusehen. Anhänge sind ausgeblendet.


Sie haben keine Berechtigung Anhänge anzusehen. Anhänge sind ausgeblendet.


Sie haben keine Berechtigung Anhänge anzusehen. Anhänge sind ausgeblendet.


Sie haben keine Berechtigung Anhänge anzusehen. Anhänge sind ausgeblendet.
 

Anhänge

    Sie haben keine Berechtigung Anhänge anzusehen. Anhänge sind ausgeblendet.
Sie haben keine Berechtigung Anhänge anzusehen. Anhänge sind ausgeblendet.


Sie haben keine Berechtigung Anhänge anzusehen. Anhänge sind ausgeblendet.


Sie haben keine Berechtigung Anhänge anzusehen. Anhänge sind ausgeblendet.


Sie haben keine Berechtigung Anhänge anzusehen. Anhänge sind ausgeblendet.
 

Anhänge

    Sie haben keine Berechtigung Anhänge anzusehen. Anhänge sind ausgeblendet.
Savunma Sanayi’nde İhracat Arttı

savunma-sanayinden-117-ulkeye-ihracat-765x510.jpg


İhracat verilerine göre, son dönemde yerli savunma sanayinin gelişimine ağırlık veren Türkiye, bu sektörde geçen yılın ilk dört ayında 117 ülkeye yaptığı ihracatın karşılığında 454 milyon 672 bin Dolar gelir elde etti. Bu yılın aynı döneminde savunma ve havacılık sektörünün ihracat gelirinde yüzde 1,36 artış yaşanırken, aynı dönemde 460 milyon 878 bin Dolar’lık ihracat gelirine ulaşıldı.

Sektörün gerçekleştirdiği ihracatta ilk sırayı ABD alırken, sektörün yaptığı ihracatın yaklaşık yüzde 40’ı bu ülkeye gerçekleştirildi. Bu ülkeye yapılan ihracattan elde edilen gelir, geçen yılın aynı dönemiyle hemen hemen aynı seviyede seyretti. ABD’yi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 142 artışla Malezya izledi. İspanya’ya savunma ve havacılık sektörünün yaptığı ihracatın parasal karşılığı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 büyüdü.

_________________________________________________________

F-35 motorları Eskişehir’e gelecek

Eskişehir 1. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı, F-35 uçaklarının envantere girmesiyle birlikte Avrupa’nın en önemli bakım merkezi haline gelecek.



F-35A uçaklarını Türk Hava Kuvvetleri 2018’den itibaren envanterine almaya başlayacak. Bu konuda pilotaj eğitiminden bakıma kadar birçok çalışma yapılıyor. Türkiye’nin envantere alacağı 100 uçağın yanı sıra Avrupa’da hizmete girecek tüm F-35A’da kullanılan F135-PW-100 motorlarının Depo Seviyesi Bakım (DSB), Eskişehir’de bulunan 1. Hava İkmal Bakım Merkezi (1. HİBM) Komutanlığı’nda gerçekleştirilecek.
Burada kurulacak ve yıllık 220 motora bakım verebilecek merkez, aynı zamanda F-35A kullanıcılarına teknik eğitim de sunacak. Uzmanlar bu kapasiteli ile birlikte Eskişehir 1. HİBM Komutanlığı'nın önemli bir kabiliyete kavuşmasının yanı sıra ciddi bir istihdam oluşacağına dikkat çekiyor.

27 TİPTE MOTORA BAKIYOR

1. HİBM, halen Türk Hava Kuvvetleri envanterindeki 27 tip jet ve turboprop motora bakım hizmeti veriyor. Her yıl 250 motorun büyük bakım ve revizyon işlemini tamamlayan, 35 binin üzerinde parçaya bakım gerçekleştiren komutanlık, ilk jet uçaklarının envantere girdiği 1950’li yıllardan bu yana toplam 9 bin 700 adet jet motoruna bakım yaparak kırılması güç bir rekora imza attı.

YERLİ TEST BREMZESİ

Bakım işlemlerinin ardından motor, bremze olarak adlandırılan test merkezine alınıyor. Burada atmosferik basınç ve diğer faktörler simüle edilerek jet motoru çalıştırılıyor. Performans değerleri kontrol ediliyor. ATILIM olarak adlandırılan bu merkezin tüm yazılımı ise milli imkanlarla geliştirildi.

Kaynak: Kokpit Aero

__________________________________________________________
 
Zurück
Oben