Aktuelles
  • Herzlich Willkommen im Balkanforum
    Sind Sie neu hier? Dann werden Sie Mitglied in unserer Community.
    Bitte hier registrieren

[Türk Silahlı Kuvvetleri] - Turkish Armed Forces - Türkische Streitkräfte

[h=2]ABD, Türkiye’ye silahlı İHA satacak aman dikkat![/h]
‘Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ, Şakir Zümre ve Nuri Killigil’in tarihte başlarına gelenlerden ders alalım ve savunma sanayiimize sahip çıkalım”
Şimşek’in o yazısı:
Türkiye son yıllarda önemli kabiliyet kazandığı insansız hava araçları (İHA)konusunda ciddi bir riskle karşı karşıya. Çünkü ABD, silahlı İHA’ların müttefik ülkelere ihracatına izin vereceğini açıkladı. Haberin detaylarına baktığımda, geçmişte başımıza örülen çorapların yenisiyle karşı karşıya olduğumuz gerçeğiyle yüzleşmiş oldum.
Nasıl olsa güzel ülkemizde beyin terletip akıl koyarak savunma sanayiinde bir yere gelmek yerine, önemli makamlara gelen asker ve siyasilerin işbirliğiyle hazır alım merakı sebebiyle ciddi darbeler yiyoruz. Bu defa vatanını, milletini, artık neye inanıyorlarsa o değerlerini sevenlerin, elini vicdanına koyup Türkiye’yi bu yanlışa sokmamaları için bizim de üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor.Güney Kore’nin KT-1 Eğitim Uçağı’na harcatılmak istenen Hürkuş kurtuldu. Galiba şimdi sırada İHA’larımız var.
Testleri başarıyla tamamlayan ve silahlı üretim için çalışmalar yapılan TAI’ninAnka’sı ve Türkiye tarihinde ilk defa milli ve özgün bir ürün olarak, bu ülke insanın akıl terletmesiyle Türk Silahlı Kuvvetler (TSK) envanterine giren ilk taktik İHA ve üzerinde çalışılan diğer projelere sahip çıkılması gerekiyor.
Neden mi?
Türkiye’nin silahsız İHA’larda önemli bir başarıya imza attığı ve tam silahlı versiyonlarını hayata geçirme aşamasına geldiği noktada, ABD’den Türkiye’nin adının da zikredildiği müttefik ülkelere silahlı İHA ihracatı yapılacağı açıklaması geldi. Anlayacağınız, “Türkiye geliştirmesin, yapmasın, biz verelim” modeli tarih tekerrür ettirilerek devreye sokulmak isteniyor.
Türkiye’de özgün ve milli İHA’lara Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nda (SSM) ve diğer kurumlarda bazı bürokratlar zaten çeşitli sorunlar çıkarıyor, ödemeleri geciktiriyor, kabulleri erteleme yoluna gidiyor. Halihazırda başarılı olan İHA projelerine, geçmişte SSM ve bazı TSK yetkililerinin, çeşitli kanallardan ortaya koydukları problemler olmuştu. Sektöre olan bu güvensizlik ve inançsızlığın aşılması gerekiyor.
Daha da önemlisi başarılarıyla, hizmete girmelerinin önünde hiçbir engel olmayan milli ve özgün İHA’larımızın TSK bünyesinde kullanılmaması için ağır şartlar ileri sürülmesi gibi tuhaf uygulamalar da söz konusu.
TAI’Maradona mühendislerimiz hem İHA, hem eğitim uçağı, hem de helikopter üretimi gibi önemli projelere imza attılar. Ama dönüp geriye baktığımda, bu projelerde en fazla sıkıntıyı da yaşatanlar yine kendi insanlarımız. “Hazır alalım” mantığını bir türlü aşabilmiş değiliz.
Türkiye’nin “milli muharip uçak”, “yolcu uçağı” gibi mevzulardan ziyade, çağımızın teknolojisi olan insansız araçlara (hava, kara, deniz) eğilmesi gerekiyor.Üstelik ülkemiz bu alanda önemli mesafe kat etti ve dünyanın ilk 5’te yer alan ülkelerinden birisi oldu. Bu sektörün oluşması yolunda ciddi mesafe alınmışken, lütfen bu değerlerimizi koruyalım, destekleyelim.
Bu işler uluslararası rekabetle, liberal ekonomi oyunlarıyla olmuyor. Destek ve korumacılık istiyor, hatta “olmazsa olmaz şartı”dır destek. Türkiye, tarihinde ilk defa işin içine akıl koymayı denediği bir alanda başarılı oldu. Üstelik başka sektörlere harcanan paraların çok azı bu alana tahsis edilerek geldi başarı. 500 milyar dolar ihracat hedefi için bu projeleri el üstünde tutmamız gerekiyor.
Türkiye savunma sanayiinde en zor noktadan başlamış ve yaklaşık % 60 katma değere ulaşmış. 6 milyara yakın cironun nereden baksanız dörtte birinden fazlası ihraç ediliyor. Bu ürünler çok zor şartnameler ve kabul usullerine göre yapılıyor. Her geçen gün derinlik kazandığımız, katma değerini yükselttiğimiz bu sektörün daha ileri gidebilmesi için genel sanayinin de kalkınması şart.
İşte bu noktada Amerika’dan hazır silahlı İHA almaya kalkarsak, kazandığımız kabiliyetlerin tümünü kaybetmiş oluruz. Lütfen hassas olalım. En azından bu defa Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ, Şakir Zümreve Nuri Killigil’in tarihte başlarına gelenlerden ders alalım ve savunma sanayiimize sahip çıkalım..(Güntay Şimşek-Habertürk)

ABD, Türkiye?ye silahl? ?HA satacak aman dikkat! | Ba??ms?z Havac?lar
 
sese bak sese!!!!

Um diese Inhalte anzuzeigen, benötigen wir die Zustimmung zum Setzen von Drittanbieter-Cookies.
Für weitere Informationen siehe die Seite Verwendung von Cookies.
 
NATO_T%C3%BCrkei-963x389.jpg


Militär-Investition von 3,4 Mrd. US-Dollar


Türkei kauft Raketenabwehr aus China – keine Integration ins Nato-System geplant

Die Türkei kauft ein Luftabwehrraketensystem aus China. Verteidigungsminister Yılmaz zufolge soll das chinesische Verteidigungssystem nicht ins Nato-Abwehrsystem integriert werden. (Foto: cihan)

Das neue türkische Luftabwehrraketensystem, das von einem chinesischen Unternehmen für 3,4 Mrd. US-Dollar gefertigt werden soll, wird nicht ins Nato-System integriert. Das erklärte der türkische Verteidigungsminister İsmet Yılmaz auf eine parlamentarische Anfrage aus der Opposition. Ankara habe beschlossen, das Langstreckensystem ohne Integration ins Nato-System zu nutzen.

​
Die Türkei hatte bereits im Jahr 2013 infolge der Ergebnisse einer Ausschreibung den Zuschlag der China Precision Machinery Export-Import Corporation (CPMIEC) erteilt, was damals US- und Nato-Offizielle dazu veranlasste, Sicherheits- und Kompatibilitätsfragen aufzuwerfen. Die Nato wies auf darauf hin, dass die Integration eines Raketenabwehrsystem chinesischer Bauart in das Nato-Verteidigungssystem ein Sicherheitsrisiko darstelle. Später hatte die Türkei noch einmal mit Frankreich dieses Thema erörtert. In seiner vom Dezember 2014 datierenden Antwort an den Abgeordneten der oppositionellen Cumhuriyet Halk Partisi (Republikanische Volkspartei; CHP) für İzmir, Aykut Çıray, erklärte Yılmaz, er habe keine neuen Angebote erhalten.​
„Das Projekt wird fremdfinanziert“, führte der Minister in seiner Antwort an Çıray vom 19. Februar aus, „die Arbeit an der Auswertung der Angebote ist beendet und es ist kein neues Angebot eingetroffen.“ Das in Rede stehende System werde in das nationale türkische Verteidigungssystem integriert und ohne Integration in die Nato verwendet.

​
An zweiter Stelle in der Ausschreibung kam Eurosam, ein Unternehmen des französisch-italienischen Raketenbauers MBDA und des französischen Thales-Konzerns.

​
Türkei könnte bei Luftabwehrsystemen alleine dastehen

Nachdem Yılmaz im September 2013 das Ergebnis der Ausschreibung kurz nach einer Unterredung mit den Spitzen der Verteidigungsindustrie verkündet hatte, berichtete Hürriyet über mahnende Stimmen von Offiziellen und aus der Industrie. Diese befürchteten, ein chinesischer Partner im Bereich der Langstreckenraketenabwehr könnte damit enden, dass die Türkei mit einem „Standalone“-System dasteht, das nur wenig oder gar nicht in die Nato-Systeme eingegliedert werden kann.​
Etwa die Hälfte der netzwerkbasierten Luftverteidigungsradaranlagen in der Türkei wurde von der Nato finanziert und ist Teil des Bodenbestandes der Nato-Luftverteidigung.

​
„Die Türkei kann sich jederzeit dazu entscheiden, ein Standalone-System anzuschaffen“, gab ein Verteidigungsanalyst zu bedenken. „Aber in diesem Fall, wenn man das Luftverteidigungssystem von den Nato-Beständen abkoppelt, würde das bedeuten, dass die Türkei etwa die Hälfte ihrer Radarkapazitäten einbüßt.“

​
Wird endgültige Entscheidung nach dem 24. April verkündet?

Die Türkei bräuchte Datenschnittstellen, um seine eigene Verteidigungsarchitektur mit den Nato-Beständen kompatibel zu machen, vor allem Daten im Bereich des Freund-und-Feind-Identifikationssystems. Dabei handelt es sich um ein streng geheimes System, das auf kein chinesisches System installiert werden kann.

​
Zu Beginn der Woche hatten hochrangige Offizielle der Hürriyet gegenüber angegeben, dass die Türkei vor dem 24. April, dem 100. Jahrestages der 1915 und 1916 erfolgten Tötungen von Armenien im Osmanischen Reich, noch keinen Gewinner der umstrittenen Ausschreibung bekannt geben würde. Dies sei auch mit der Regierung so abgestimmt worden.Den Offiziellen zufolge sollte das Verhalten der USA und Frankreichs im Zusammenhang mit diesem Jahrestag beobachtet werden, bevor es zu einer endgültigen Entscheidung über die Vergabe des Luftabwehrauftrages kommen soll.
​

Was soll denn "...das Raketenabwehrsystem wird privat finanziert", heißen??????????
 
[h=1]TUAF buys Polymer gun from Sarsilmaz[/h]Sarsilmaz and Undersecretariat for Defence Industries agreed yesterday to deliver polymer guns to Turkish Armed Forces. Coast Guard will use the 9mm gun. Weapons are expected to be delivered by March 2015.

http://www.c4defence.com/en/tuaf-buys-polymer-gun-sarsilmaz/


 
[h=1]TUAF buys Polymer gun from Sarsilmaz[/h]Sarsilmaz and Undersecretariat for Defence Industries agreed yesterday to deliver polymer guns to Turkish Armed Forces. Coast Guard will use the 9mm gun. Weapons are expected to be delivered by March 2015.

http://www.c4defence.com/en/tuaf-buys-polymer-gun-sarsilmaz/



Len das beantwortet meine Frage nicht. :D
 
Zurück
Oben