Denunziation und Verleumdung auf türkisch leicht erklärt.
- Yangın var söndürmüyorsun, söndürmeye gidenlere de engel oluyorsun.
- Onlar terörist!
- İşimi geri istiyorum dediği için hapse atıyorsun.
- Onlar terörist!
- Kayıp çocuklarının kemiklerini arıyorlar, hiç değilse bir mezarı olsun diye çırpınıyorlar.
- Onlar terörist!
- Bu kadar gazeteci hapiste, işlerini yapmaktan başka ne suçları var?
- Onlar terörist!
- Bu işadamı vergi mi kaçırmış, devleti mi dolandırmış, neredeyse bir yıl oldu hâlâ neyle suçlandığını bilmiyor.
- Onlar teröre destek oluyor!
- Terörle mücadeledeki başarılarını övdüğün polisler, askerler hapiste.
- Onlar hain terörist!
***
Bu böyle uzar gider.
***
İnsan niye iftira eder?
1- Ortada bir suç vardır; büyük ihtimal kendi işlediği bir suç. Ve cezadan kurtulmak için suçu başkasının üzerine atar.
2- Ortada suç falan yoktur, haset vardır. Kişi, sahip olmak istediği ama olamadığı özellikleri bir başkasında görür, kıskanmaya başlar. İmrenmek gibi değil, kötücül bir kıskançlıktır bu. Kişiyi yiyip bitirir. Kendi eksiklikleri göze çarpmasın diye, haset duyduğu kişiyi karalamak ister. Yalanlar uydurur.
İftiranın kurumsallaşmış hali, siyasette vücut bulur. Bu öylesine yaygındır ki, “temiz siyaset” kavramının doğmasına yol açmıştır. Yalandan, iftiradan, inkârdan bıkıp usanan insanlar, dünyanın her yerinde “temiz siyaset” özlemini dile getirir. Nispeten temiz olmaya çabalayan ülkeleri geçelim. Büsbütün pisliğe batmış olanlarda siyasi iktidar, sıklıkla yansıtma yöntemini kullanır. İftira eder ama iftiraya uğradığını söyler. Çünkü yürüttüğü siyaset, suçları örtbas etmek üzerine kuruludur. İktidarını sürdürebilmesi, toplumu ikna etmesiyle mümkündür. Ortada bir suç olmadığına ya da saklanamayacak kadar aleni bir suç var ise, bunu başkalarının işlediğine ikna etmesi gerekir.
Toplumun ne kadarı inansa kârdır. İnanmayan, itiraz eden, kanıtlar sunarak gerçeği ortaya çıkaranlar ise iftiradan nasibini alacaktır. Tıpkı geçen hafta 700. buluşma için toplanan Cumartesi Anneleri ve onların acısını paylaşanlar gibi. Kurumsallaşmış iftira çarkı hemen dönmeye başlar. “O anneler terör örgütünün sözcülüğünü yapıyor”dur, destek olmak için giden milletvekilleri zaten “terör örgütünün uzantısı olan” partiyi temsil eder, “o partiye oy verenler de teröre hizmet ediyor”dur. Ne yapsındır devlet, terörle mücadeleyi rafa mı kaldırsındır? Ülkeyi bunlara teslim mi etsindir?..
Devlette devamlılık esas olduğundan, siyasi iktidarlar, kendilerinden önce işlenen suçları da örtbas etmeyi birinci vazifesi bilir. Suçluyu bulup adaleti tesis etmek yerine suça ortak olmayı tercih eder. İftiraya başvuranlar, işi o kadar ileri götürür ki, daha da pisliğe bulanır, çirkefin içinde batmaya başlar. Çünkü toplumu ikna etmek/kandırmak için uydurulan yalan üzerinden bir mücadeleye girişilir. Yasak, baskı, şiddet, tecrit, yeni yeni suçlar işlenir. Oysa herhangi bir mücadelede, rakibini tanımıyorsan yenilmeye mahkûmsundur.
Gücü ve iktidarı şimdilik ellerinde tutanlar, bilmediği, tanımadığı bir güçle mücadele ediyor. Masum ve haklı olmanın verdiği güçle. Haysiyetli olmanın verdiği güçle. İstedikleri kadar “terör grupları” diye iftira etsinler, Vedat Arık’ın çektiği, hafızalara kazınan o fotoğrafta birbirine kenetlenen insanların niye orada olduğunu unutarak, inkâr ederek kazanamazlar. Güpegündüz, sokak ortasında devlet eliyle öldürülen Hrant Dink’in emaneti Arat’ı korumak için direnen Ahmet Şık, milletvekili değilken de o meydandaydı. Zalimin değil, mazlumun yanında olduğu için. Garo Paylan’ı Meclis’e taşıyan neydi, haksızlığa-hukuksuzluğa karşı mücadele etmekten başka? Milletvekilleri Hüda Kaya, Serpil Kemalbay’ın, polisin olanca şiddetine rağmen, direnmekten vazgeçmeyen onca insanın ne menfaati var? 82 yaşında hâlâ polis şiddetine maruz kalan Emine Ocak, gözaltı aracına koşup “beni de alın” diyecek gücü nereden buluyor? Çocuk denecek yaşlardan beri abisinin yokluğuyla başa çıkmaya çalışan Faruk Eren, gazeteci olarak, sendikacı olarak yılmadan, usanmadan mücadele etmeyi nasıl sürdürüyor?
Hiçbir zaman bilemeyecekler. Ve bilmedikleri bu güçle mücadeleye kalkıştıkları için yeni yalanlar uydurup iftiralar atacaklar. Asla erişemeyecekleri değerlere sahip olanlara haset duyacaklar. Ama haset, dönüp dolaşıp insanın kendisini yiyip bitirir.
https://www1.wdr.de/nachrichten/tue...-wie-funktioniert-die-verleumdung-tr-100.html
- - - Aktualisiert - - -
OMG