Hapazıyla. Uzaktan davulun sesi hoş geliyor tabi. Siktirnameyi alsınlar görürürm ben onları.![]()
inan, ekşi sözlüğe baktım.

hapazlamak
şükela: tümü | bugün
- avuçlamak (bkz: hapaz)
- nadir kullanılan bir kelime, yerel ağızlarda daha çok kullanılıyor olması muhtemel:
- tdk'ya göre avuçlamak gibi bir anlamı var. örnek: "bir avuç buğdayı hapazlayıp bana verdi."
- tine tdk'ya göre argoda yasal olmayan yollardan mal elde etmek anlamıyla ilişkili bir kullanımı var: (bkz: hapazlamacılık)
- yerel ağızlarda büyük bir lokmayı bir seferde yutmak gibi bir anlamı var.
agaç tıkır dururken hapazla su içmez* ve yoğurdu hapazla yemek gibi kullanımlar içinde de geçiyor.
- ele avuca gelen bir şeyi * elle iyice kavramak.
